2019/2020 ADLİ YIL AÇILIŞ RESEPSİYONU
Tarih: 4.09.2019| Okunma Sayısı: 675

 

2019-2020 Yeni Adli Yılı'nın ülkemiz, milletimiz ile tüm yargı camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 

Kurtuluş mücadelesinin başlangıcının 100. Yıldönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükranla anıyorum. Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyor, Gazilerimizi minnetle yad ediyorum.

 

Gönül herkesin hakkına razı olduğu, adaletin tam olarak tesis edildiği, yürütmesi, yasaması ve yargısı ile tıkır tıkır işlediği bir hukuk devleti içinde yaşamayı istiyor.

Ne var ki dün olduğu gibi bugün de yargı alanında ve yargının üçlü sacayağından biri olan savunma alanında ciddi sorunlarımız var.

 

Adliyelerdeki iş yoğunluğu ve yığılma yavaş işleyen adalet sistemi, ADİL YARGILANMA, YARGIYA GÜVEN, SAVUNMANIN alanının daralması, Son yıllarda Hukuk Fakülteleri’nin ve kontenjanlarının artışı dolayısıyla Avukat sayısının her beş yılda katlanarak artışı, yatay ve dikey anlamda uyuşmazlıkların artışı, bireyler arasında şiddetin yayılması vs.vs

 

Oysa Şair der ki;

Ekmek, su, aş bulmak gecikebilir.

Temele taş bulmak gecikebilir.

Devlete baş bulmak gecikebilir.

Adalet gecikmez tez verilmeli. 

 

Adaletin vaktinde tecellisi ve hukuk devletinin tesisi, Yasama, yürütme ve yargı erklerinin uyum içinde ve bunun yanında bağımsız olarak çalışması ile mümkün olabilecektir.

İnsan yaşadıkça elbette sorun bitmeyecektir. Önemli olan sorunların çözümünde yol alabilmektir

Bizim görevimiz, Hakkın hak edene verilmesi, tarafların kim olduğuna bakılmaksızın sadece adaletin yerine gelmesi için çalışmaktır.

 

Yeni ümitlerin filizlendiği, filizlenmesini arzu ettiğimiz bir adli yılın başında sadece sorunları sıralamak ile karamsar bir tablo çizmek istemiyorum.

 

Sevindirici gelişmeler de var. Uzun süredir yargının sorunları konusunda her kesimin katkıları ile bir çalışma yapıldı. İl baroları, Barolar birliği ve Adalet Bakanlığı arasında müşterek yapılan çalışmalarda önemli bir mesafe alındı.

Hukuk alanındaki hususlar, Yargı reformu strateji belgesi olarak kamuoyuna açıklandı. Söz konusu Yargı Reformu inşallah ekim ayında yasalaşacak, çok büyük ölçekte sorunlarımıza çare olacaktır.

 

Sorunların çözümleri doğada kendi başına yetişen bitkiler değildir. Sorunların teşhisi kadar sorundan etkilenen bileşenlerin kendi aralarında kuracakları iletişim ve dayanışma ve iyi niyetli yaklaşım da önemlidir.

Bazen bir kişi bile çok şey değiştirir, bazen de çocukluğumuzun çizgi filmindeki gibi woltran’ı oluşturmak gerekir. Zira bazı sorunlar ancak birlikte çözülebilir.

 

Bir hikayedir;

Sabahın erken saatlerinde denizin kenarına giden yazar, sahildeki deniz yıldızlarını yerden alıp denize atan bir genç görür ve ne yaptığını sorar.

Genç;

-Güneş çoktan yükseliyor. Eğer onları suya atmazsam ölecekler.

-Ama delikanlı görmüyor musun ki kilometrelerce sahil var ve baştan aşağı deniz yıldızlarıyla dolu. Hiçbir şey fark etmez.

Genç adam, eğilerek yerden bir deniz yıldızı daha almış ve dalgalanan denize doğru fırlatmış.

-Ama bunun için fark etti!

 

Bir kişinin gayretinden ne çıkar dememeliyiz. Damla küçücüktür ama deniz de damlalardan oluşur.

Sadece sorunları teşhis etmek, sadece eleştiride bulunmak bizi çözüme götürmüyor.

Çözüm için iletişim ve diyalog halinde güçlü, nitelikli, kararlı ve özverili bir duruşa ihtiyaç var.

Tüm insanlarımız, kendileri ya da grupları için değil, herkes için evrensel ve ilkesel adalet anlayışını benimsemeli ve istemelidir. Toplumun tüm katmanlarının adalet, savunma, eşitlik ve hukuk ihtiyacını talep etmesi ve çaba sarf etmesi gerekmektedir.

Hukuk devletinin bütün çarklarının işletilmesi için herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

 

“Şuraya gitmem, bununla görüşmem, ben en doğruyum ve benim dediğim olacak, ben olsam yapmam” tarzı zihinsel patinajlardan vazgeçmek zorundayız.

 

Elbette eleştiriler önemlidir ama eleştirinin de eleştiri sınırlarında olması gerekir. Kavgayı, hakareti içermemesi gerekir.

Nasıl ki polaris füzesi ile avcılık olmazsa, kavga ve şamata ile de hukuk mücadelesi olmaz.

Nasıl ki bir maçta gol herkesçe uzlaşılan kurallara göre atıldığında gol sayılıyor, aksi halde sayılmıyor, bizim de futbolu bu kurallara göre oynamamız gerekiyorsa; hukuk alanında da aynı şeyi yapmamız gerekir.

Kuralların değişmesi için mücadele etmek başka kurallara uymak başkadır.

Demokrasinin ve hukuk devletinin olduğu yerde büyük balıklar küçük balıkları yutamaz.

Adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır.

Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık, bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.

Geç kalan adalet adaletsizliktir.

 

Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapmaz, kendimiz için istediğimizi başkaları içinde istemeyi ilkeselleştirebilirsek hiçbir sorunumuz kalmaz.

“Bir ağaç gibi tek ve hür/ ve bir orman gibi kardeşcesine” yaşamayı becerebilmeliyiz.

 

Dün bu makamları başkaları temsil ediyordu. Şu an biz temsil ediyoruz. Yarın da bir başkası olacaktır.

Çorum Barosu Yönetimi bugün sorunun bir parçası değil çözümün aktörü olma gayretindedir.

Bizler sorumluluk bilinci ile eleştiren, katkı sağlayan; adalet, insan hakları, hukuk devleti ilkelerini gözeten mücadelemize devam edeceğiz.

Hakaret etmeyeceğiz, eleştireceğiz. Bağırmayacağız, konuşacağız. Kimseye tabi olmayacağız, iletişim kuracağız.

 

Göreve geldiğimiz günden beri avukatlıktan başkaca aidiyet duygularını baroya karıştırmadan çalışmalarımıza katkı sağlayan, desteğini esirgemeyen tüm avukat meslektaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

 

Sözlerime son verirken bir kez daha, Hakim, Savcı, Avukat meslektaşlarımızın, Adliye Personelimizin ve vatandaşlarımızın 2019-2020 adli yılını, adaletli bir yıl olması, yargının ve meslektaşlarımızın sorunlarının çözülmesi dilekleriyle kutluyor, saygılarımı sunuyorum.

 

Av Kenan YAŞAR

Çorum Barosu Başkanı

 

 

12.11.2019
AV. KENAN YAŞAR
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.